Vahşi doğada Toughbook'lar - Computer Product Solutions | Panasonic Business

Vahşi doğada Toughbook'lar

Toughbook'lar Endonezya'da primatların korunmasını destekliyor

Simias concolor veya Simakobu, 7000 km² Mentawai Archipelago (W-Sumatra, Endonezya) için endemik bir türdür, IUCN Tehdit Altındaki Türler Kırmızı Listesinde kritik tehlike altında olarak sınıflandırılmıştır, şu anda dünyada en fazla tehlike altındaki 25 primat türünden biri olarak kabul edilmektedir. Tomrukçuluk ve tarım için arazi açma sebebiyle habitat kaybı yanında aşırı düzeydeki yerel avlanma türün yaşamını sürdürmesi önündeki en büyük tehditlerdir. Bununla birlikte Simakobu korumasının önemi yanında habitat gereksinimleri, yerel dağılımları, popülasyon büyüklükleri ve eğilimleri, demografi ya da türlerin insan kaynaklı bozulmalara uyumu konusunda bilinenler nispeten azdır. Bunun da ötesinde, Simakobu için hiç bir yönetim ya da koruma planı bulunmamaktadır.

Türlerin uzun süreli yaşamlarına katkıda bulunmak amacıyla 2009 yılında bir çalışma başlattım, çalışmanın amacı Simias concolor popülasyon biyolojisi ve ekolojisinin önemli unsurlarını araştırmak ve etkin koruma önlemlerinin uygulanması için gerekli olan biyolojik veri tabanını oluşturmaktı. Çalışmanın ana hedefleri şunlardı; (1) archipelago’nun en büyük adası (yakl.4000 km²) olan Siberut taki  Simakobu popülasyonunu mevcut durumunu tespit etmek, ve (2) türlerin popülasyon büyüklüğünü ve dağılımını etkileyen ana faktörleri belirlemek. 

Bu çalışma özel olarak Mentawai Archipelago arazi örtüsü/arazi kullanımı tespiti içerecekti, bunun amacı bölgede kalan primat habitatı açısından güncel ve güvenilir bir sınıflandırma yapabilmekti (uydu uzaktan algılama verileri kullanılarak), bunun yanında Siberut Adasında Simakobu popülasyonunun büyüklüğünü ve yoğunluğunu belirlemek için kapsamlı bir dizi araştırma da yapılacaktı. Bu veriler en yeni popülasyon trendlerini belirlemek amacıyla önceki (literatür) verilerle karşılaştırılacaktı. Bunun da ötesinde özellikle habitat yok oluşu ve avlanma sebebiyle insan kaynaklı bozulmalara karşı hassas popülasyonlar incelenecek, türlerin yok olmaya karşı ne kadar korumasız olduklarının belirlenmesi amacıyla kantitatif tahmin için analizler gerçekleştirilecekti (türlerin popülasyon yaşama gücü). Sonuç olarak elde edilecek bilgiler Mentawai bölgesi için spesifik koruma tavsiyeleri oluşturmak için kullanılacaktı.

Bu proje için gerekli olan tüm veriler ayrı saha ekspedisyonları ile toplanmak zorundaydı (2009 & 2010), bu Mentawai Adalarında oldukça maceraperest şartlarda gerçekleşti. Burada yüksek sıcaklık, yüksek nem ve aşırı yağmura sahip tropik iklim, zor ve çamurlu arazi şartları çalışma alanlarıma (özellikle uzak bölgelerdeki) erişimi zorlaştırıyordu ve veri toplama, saklama ve işleme için kullanılacak ekipmanların bu zor şartlara dayanabilmesi gerekliydi. Bütün bunları aklımda tutarak Panasonic ile temasa geçtim, onlardan çalışmam süresince Toughbook serisinden bir notebook sağlayarak bana destek olmalarını istedim. Onlara şoka & suya dayanıklı, nispeten hafif, uzun pil ömrüne sahip bu notebookların bu iş için en uygun aday olduğunu belirttim.

Panasonic ekibi hızlı şekilde cevap verdi, Endonezya'daki koruma çabalarımı desteklemeyi kabul ettiler ve nihayetinde 2009 yılının ilk saha döneminde kullanmam için bir CF-19 temin ettiler. Yanımdaki Toughbook ile birlikte 2009 yılı Ekim ayında projenin tamamlanması için gerekli olan faz 1 verilerini toplamak amacıyla Endonezya'ya uçtum – yukarıda bahsedilen arazi örtüsünün & primat habitatının sınıflandırılması. Fransız SPOT uydusu tarafından 2008 yılında çekilen yüksek çözünürlüklü Siberut görüntüleri sınıflandırma sürecinin temelini oluşturdu, buna ek olarak sahadan oldukça fazla referans bilgi toplandı (örn. yer kontrol mevkileri). Küresel konumlama sistemi (GPS) ile adadan toplanan bu referans verileri ile her kontrol mevkisinin tam boyutu ve coğrafi konumu kaydedildi.

Siberut'ta geçirdiğim oldukça yorucu geçen 9 haftanın sonunda 300'den fazla mevkinin tümü ziyaret edilmişti, yerel primat habitatı için temsil edici bir genel bakış elde etmiştim (ana yağmur ormanı, mangrov ormanı, bataklık ormanı, tarımsal alanlar vb). Bu süre boyunca C-19'un sağladığı yardıma paha biçilemez. Her yolculuk sonrasında GPS verilerimi yedeklemek için kullandım, toplanan verilerin kalitesini değerlendirdim, bazı ön işlemler gerçekleştirdim ve diğer referans mevkilere yapacağım sonraki seyahatleri planladım. Bu amaçla Toughbook’un Windows XP sistemine kurduğumda uzman yazılım (ArcGIS, ENVI,…)  mükemmel derecede iyi çalıştı ve hiç bir sorunla karşılaşmadım. Elektrik adada sadece belirli noktalarda bulunduğundan, C-19’un uzun pil ömrü benim için en değerli özelliklerinden biri oldu. Pil yaklaşık 7 saat dayanıyordu, haftanın altı günü günde yaklaşık 1 – 1,5 saat çalışma için yeterli oluyordu. Hafta sonlarım genellikle doğu kıyısındaki daha büyük köylerden birinde geçiyordu ve burada Toughbook'u yeniden şarj etmemi sağlayacak elektrik bulma imkanım oluyordu. Bunun dışında, ne uzun sağanak yağmurlar ne de yüksek nem seviyeleri laptopun çalışmasında olumsuz bir etki yaratmadı. Kısacası Toughbook ile çalışmanın sadece tek bir negatif yönü vardı: PANASONIC onu bize ödünç verdiği için Ocak başında tamamladığımız ilk saha çalışmasının ardından geri vermemiz gerekiyordu!  Nihai analiz işlemi Almanya'daki başka bir bilgisayarda (masa üstü PC) yapılıyor ve işlem halen devam ediyor. 

Bu kısa raporu bu mükemmel ürün için Panasonic’i tebrik ederek ve Toughbook ekibine projeye sağladıkları C-19 desteği için teşekkür ederek bitirmek istiyorum. Çok teşekkür ederim!

Basın bültenini buradan indirin.