• VOIP'e giriş
    VOIP'e giriş başlık görüntüsü
  • Introduction to VOIP
    Introduction to VOIP header image

VOIP'e giriş

VOIP, "Voice Over IP (IP üzerinden Ses)" teriminin kısaltmasıdır.

Çoğumuz, bir numaralar dizisini çevirerek tüm dünyada insanlarla irtibat kurmamızı sağlayan "Kamuya Açık Telefon Ağı”'na (PSTN-Public Switched Telephone System) aşinayızdır. VOIP, Şirket İntranetleri, ya da bazı durumlarda halka açık İnternet gibi IP ağları üzerinden dijitalleştirilmiş sesli sinyalleri yönlendirerek çalışan bir alternatif sunmaktadır.
 
Görünüşte, PSTN 100 yılı aşkın süredir fazla bir değişiklik geçirmemiştir. Teknolojide tuşlu arama ve Arayanın Kimliğini Gösterme gibi pek çok değişiklik ve gelişme olmuştur, ancak kullanıcı açısından, iletişim halen bir dizi numara çevirme (ya da yenilerde, tuşlamak) ve numarası çevrilen kişiyle iletişim geçme meselesidir. Ancak, bunu gerçekleştirmek için sahne arkasında yapılanlar son yıllarda önemli ölçüde değişti.
 
VOIP, aslında yeni bir teknoloji değil; geçmişinin onlarca yıl eskiye dayandığına dair belgeler ve patentler bulunuyor, ayrıca 1991 yılı kadar eski bir tarihte ilk VOIP yazılımı bulunaktadır. Temel prensip oldukça basittir; temelde İnternette müzik akışı için kullanılan ile aynı teknolojidir. Sesler bir mikrofonla alınır ve ses kartıyla dijital hale getirilir. Dijitalleştirilmiş ses, daha sonra bir ses kodeki kullanılarak sıkıştırılır. Bu işlem, ağ üzerinde gerçek zamanlı olarak gönderilmeye yetecek kadar sıkıştırılmış ses dosyası yapmak için, sesin anlaşılabilirliği korunurken gereksiz verilerin çıkarılması suretiyle gerçekleştirilir. Kodek terimi, "enCODer/DECoder" kelimelerinin kısaltmasıdır. Sesler, gönderme ucunda kodlanır, ağ üzerinde gönderilir ve sonra alıcı uçta, hoparlörden ve kulaklıktan çalarken kodlar açılır. 
 
 
 
Tek gereklilik, iki bilgisayar arasında yeterli hızda bir bağlantı ve her bir uçta eşleşen kodeklerdir.
 
Mikrofonu, ses kartı, kulaklıkları ve geniş ağ bağlantısı ile donanmış normal "hazır" bilgisayarlar, tam bu amaca uygundur.
 
 
Elbette, görüşen iki tarafın, arama yapmadan önce aynı kodeği kullanma konusunda uzlaşması gerekir, ki böylece sıkıştırma, uzak uçtaki sistem tarafından gereken şekilde açılabilen ses akışları meydana getirebilir. Dijital müzik çalma cihazı olan herkes bileceği üzere, kodek’ler her zaman sürekli değişim halindedir - mp3, wma, ogg, mp4 ve aac tümüyle çevrimiçi müzik mağazalarında gezerken sıkıştırılmış müzik dosyalarında görebileceğiniz dosya uzantılarıdır ve hepsi farklıdır. Bazı müzik çalma cihazları bunların hepsini, bazıları sadece birkaçını, bazıları ise tek bir özel türü çalar. 
 
‏Neyse ki, telefon dünyasında, VOIP sistemlerinin genellikle her iki tarafın da anlayabileceği bir kodek bulmak için birbiriyle iletişim kurabilmesi anlamına gelen birtakım ortak zeminler bulunuyor. Kişiye özel sistemler dahil, başka pek çok kodek bulunmakla birlikte, ’G.711, G.729 ve G.726 yaygın olarak kullanılan telefon kodekleri arasındadır. Bu kodekler’iki ana şekilde birbirinden ayrılır. İlki, sistemde gereken donanım tipini (Bilgisayar, PBX veya telefon) etkileyen, sıkıştırmayı ve açmayı gerçekleştirmek için gereken CPU güç miktarı; ikincisi, sıkıştırılmış ses akışı veya dosyasının boyutu, ve buradan hareketle iki taraf arasında verilerin aktarılması için gereken ağ bant genişliği miktarıdır. Bu, ağ altyapısını etkiler. 
 
Faydalı olması için, örneğin diğer bilgisayarı aramak, aranan kişinin aramayı kabul edip etmediğini görmek ve kullanıcı kapattığında bağlantıyı kesmek için, VOIP sisteminin bir bağlantı kurma ve yönetme yöntemine gereksinimi vardır. VOIP iki yönlü iletişime, hatta konferans aramalarına olanak verdiği için, bu kısım basit ses akışından daha karmaşıktır. Arama yönetimi - oturum başlatma, arama ayarı ve bağlantı kesme, VOIP sistemlerinin temelde ayrıldığı bir alandır ve iki VOIP kullanıcısı birbirlerini aramak için aynı (veya uyumlu) sistemleri kullanıyor olmalıdır.
 
Pek çok ev tipi internet kullanıcısının kalıcı bir İnternet adresi olmadığı için, ev içi VOIP sistemleri genellikle doğrudan başka bir bilgisayarı arayarak çalışmaz - zaman zaman değişen bir telefon numarasına sahip olmak gibidir. Bunun yerine, her servis kullanıcısı bir ara sunucu ile kaydolur ve bu sunucu bağlı oldukları her zaman IP adreslerinin kaydını tutar. Her kullanıcının bilgisayarına küçük bir uygulama yüklenebilir ve bu uygulama sunucuyla bağlantılı olarak bu verileri muhafaza eder.
 
Ara sunucu kullanmanın bir diğer nedeni, VOIP'in güvenlik duvarlarını aşarak çalışma sorununu kolaylaştırmaktır. Pek çok güvenlik duvarı, belli bir isteğe yanıt olarak gönderilmeyen, İnternetten gelen tüm verileri engeller. Böylece, başka bir bilgisayarı doğrudan aramak imkansız hale gelir; arayan bilgisayar arayan kişiden hiçbir veri istemediği için, arama isteği engellenecektir. 
 
VOIP yazılımı sunucu ile bir bağlantı kurarak, diğer bilgisayarların arayabileceği bir iletişim kanalı açar. İletişim sunucu kullanılarak devam edebilir veya bilgiler iki bilgisayarın doğrudan bir bağlantı açmasına olanak veren ve bu iletişim kanallarını sürdüren sunucu yoluyla geçirilebilir.
 
Standartlar
IP üzerinden Ses ile iletişim kurmak için pek çok 'standart' bulunur. Bunlar, herkesin kullanımına açık olan 'açık standartlar’ ve kişiye ait sistemler olarak bölünebilir. H.323 ve SIP, önceki kategoriye girmekte, Skype ise kendi kişiye ait sistemini kullanmaktadır.
 
H.323, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından geliştirilen bir telekonferans standardıdır. iki veya daha fazla katılımcı arasındaki tüm çoklu ortam ses, görüntü ve veri aktarımını destekler ve geniş ağları destekleyecek şekilde tasarlanmıştır. H.323, ağdan bağımsızdır: TCP/IP'den başka aktarım protokolleri kullanan ağlar üzerinden kullanılabilir. H.323 halen çok önemli bir protokoldür, ancak pek çok farklı uygulama çalıştıran bilgisayarları korumak üzere tasarlanmış güvenlik duvarlarında çalışmaya zorlaştırması nedeniyle tüketici VOIP ürünlerinde kullanımdan kaldırılmıştır. Bu sistem, en çok bu sorunların üstesinden gelecek teknik becerilere sahip büyük kuruluşlara uygun bir sistemdir.
 
SIP (Oturum Başlatma Protokolü), telekonferans, telefon hizmetleri, bulunma ve etkinlik bildirimi ile anlık mesajlaşmaya yönelik bir İnternet Güçlendirme İş Gücü (IETF) standart sinyal gönderim protokolüdür. Bağlantı kurma ve yönetmeye yönelik mekanizmalar sağlar, ancak ses ve görüntü verilerini aktarmaz. Muhtemelen şu anda en yaygın kullanılan İnternet telefon hizmetleri yönetim protokolüdür. Tüm IETF protokolleri gibi, SIP bir dizi RFC'de (Yorum İsteği), başta da RFC 3261'de tanımlanır.
 
SIP tabanlı VOIP uygulaması, kodlanmış ses verilerini birkaç şekilde ağ üzerinde gönderebilir. Çoğu uygulama, Gerçek Zamanlı Aktarım Protokolünü (RTP) kullanır ve bu protokol RFC 3550'de tanımlanır. Gerek SIP gerekse RTP, bağlantısız bir protokol olarak belli dağıtıcı tipleri ve güvenlik duvarları ile sorunlara neden olabilen UDP'de uygulanır. Bu nedenle, kullanılabilir SIP telefonlarının, bir NAT dağıtıcısı arkasında bulunan müşteriye harici IP adresini ve NAT cihaz tipini bulma olanağı veren RCF 3489'da tanımlanan bir protokolü, yani STUN (NAT üzerinden UDP'nin Kolay geçişi için) protokolünü, kullanması da gerekir. STUN sayesinde, bir ev tipi veya küçük ofis tipi güvenlik duvarının arkasında SIP tabanlı VOIP donanım ve yazılımını kurmanın kolay bir iş haline gelmesi beklenir, ancak pratikte halen sorunlu olabilmektedir.