LINKRAY TEKNOLOJISIYLE İYILEŞTIRILEN MÜŞTERI DENEYIMLERI

Petersen Otomotiv Müzesi, yeni Panasonic LinkRay teknolojisiyle müşteri deneyimlerini iyileştiriyor

"Daha fazla ilgilenmenizi, daha fazlasını öğrenmenizi, yeni şeyler görmenizi ve biraz da etkileşime geçmenizi sağlayan bu teknoloji yepyeni bir olasılıklar dünyasının kapılarını aralıyor"

Adam Langsbard, Petersen Otomotiv Müzesi Pazarlama Yöneticisi

Client – Petersen Otomotiv Müzesi
Location – Los Angeles
Sağlanan Ürünler – PT-DZ870, PT-DZ780, TH-55LF80, TH-55SF1H, PT-RZ670, TH-80LF50, TH-70LF50, TH-98LQ70
Zorluk

Ziyaretçi deneyimlerini iyileştirerek daha çeşitli bir hedef kitlesi yakalamak.

Çözüm

Panasonic LinkRay teknolojisi, Petersen Müzesi için yenilikçi ve kullanımı uygun maliyetli bir seçenek haline geldi.


1994 yılında dergi yayıncısı Robert E. Petersen ve eşi Margie tarafından kurulan ve Museum Row, Los Angeles'ta bulunan Petersen Otomotiv müzesi, uzmanlık alanı otomobillerin tarihi ve bu konuyla ilgili eğitim programları olan kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. Bu, müzeye sınırsız erişim sağlayarak, sürekli büyüyen otomobil koleksiyonlarını korumalarına, yorumlamalarına ve inşa etmelerine yardımcı oluyor.

Yakın zamanda 125 milyon dolarlık büyük bir restorasyon geçiren Otomotiv Müzesi, Aralık 2015'te ziyaretçilerine yeniden kapılarını açtı. Fazladan 27.871 metrekarelik yeni bir alan kazanan müzeyi daha dikkat çekici sergiler ve gösterimlerle doldurmak için Maserati, Ford ve Lucas Oil gibi birkaç büyük markayla ortaklıklar kuruldu.

"Ziyaretçilerimizin deneyimlerini iyileştirmek için yeni yollar arayışındaydık"

Bu süreç boyunca Kuzey Amerikan Müzesi, müze meraklılarından oluşan daha geniş bir kitlenin dikkatini cezbetmek gibi zorlu bir görevle karşı karşıyaydı. Bu da müzeyi, ziyaretçilerin deneyimlerini geliştirmek için farklı ve yenilikçi yollar aramaya, dolayısıyla da katılım seviyelerini artırırken hedef kitlelerini genişletmeye teşvik etti.

Kapsamlı restorasyon sonucunda ortaya çıkan çarpıcı yeni dış cephe, hareketi, hızı ve özel üretim bir otomobilin çizgilerini çağrıştıran çelik şeritlerle müzeyi sarıyor. Yeni eklenen 1393 metrekarelik sergi alanı ve 35 yeni galerisi ile müze, en son teknolojilerden faydalanabiliyor. 

"Müzede zaten projektör ve ekranlarımız hazır bulunuyordu. Bu açıdan müze, LinkRay™'i piyasaya sürmek üzere birlikte çalışmak için ideal bir ortaktı"

Petersen Otomotiv Müzesi'nin Pazarlama Yöneticisi Adam Langsbard, "Ziyaretçilerimizin deneyimini iyileştirmek için yeni yollar arayışındaydık" diyor. "Genel izleyici kitlesiyle, özellikle de Y kuşağıyla daha iyi etkileşim kurmamıza yardımcı olması için o sırada teknoloji ortağımız olan Panasonic'e başvurduk. Panasonic'in yeni LinkRay teknolojisi yenilikçi ve uygun maliyetli olması nedeniyle heyecan verici bir seçenekti. Üstelik ABD'de bu teknolojiyi sunacak ilk müze biz olabilirdik. Biz de bu fırsatı değerlendirdik."

 

Petersen Otomotiv Müzesi Uygulamasına Yerleştirilmiş LinkRay teknolojisi

LinkRay teknolojisiyle tümleşik mobil uygulamanın nasıl kullanıldığını gösteren iki çocuk

Sergi ekranı aracılığıyla cep telefonu uygulamasına gönderilen içerik


LinkRay™, akıllı telefonların akıllı telefon kamerasını kullanarak LED vericilerinden gönderilen ışıkta yer alan kimlikleri okumasını ve ilişkili web içeriğine bağlanmasını sağlıyor. Kullanıcıya gönderilen bilgiler, web tabanlı olmaları sayesinde resim, ses veya video dosyalarından oluşabiliyor. Görüntülenen içerik, otomatik olarak akıllı telefon kullanıcısının anadilinde de sağlanabiliyor.

Panasonic Profesyonel Görüntüleme ve Görsel Sistemler Kıdemli Başkan Yardımcısı John Baisley, "Petersen Otomotiv Müzesi, yüksek teknolojilerle donatılmış bir ortamda ender rastlanan otomobil sergileri gerçekleştiren ikonik bir kurum." diyor. "Müzede zaten projektör ve ekranlarımız hazır bulunuyordu. Bu açıdan müze, LinkRay™'i piyasaya sürmek üzere birlikte çalışmak için ideal bir ortaktı. Artık ziyaretçilerine, gösterimdeki sergilerin çok ötesine geçen seçenekler sunan benzersiz ve çekici bir müze deneyimi sunabilmeleri mümkün."

Panasonic zaten Petersen Müzesi için sağlam bir teknoloji ortağı. Panasonic'in etkileşimli ekranlarının, projeksiyon cihazlarının ve görüntü perdelerinin halihazırda yerinde kurulu olmasıyla müze, giderek gelişen teknolojilerimizi entegre etmeyi oldukça kolay bir geçiş olarak gördü.

John Baisley konuşmasını şöyle sürdürüyor: "Müze, 8826 metrekarelik sergi alanını kapsayan yeni tasarlanmış temalı zeminler üzerinde, Panasonic teknolojisinin en öne çıkan parçası olan dikişli projeksiyon ünitelerine ev sahipliği yapıyor. Petersen ayrıca, 51 metre uzunluğunda olan ve 16 projektörle aydınlatılan etkileyici bir tam projeksiyon perdesini içinde barındırıyor. Kurulu halde bulunan teknolojimiz, müzeye hitap etmek istedikleri kitleyi hedef alan olağanüstü bir hikaye anlatma sanatı tasarlama olanağı sunuyor."

Otomasyonun güzelliği, ışık hızında mobil içerik iletimi üzerinden sergilerle etkileşim kurma özelliği ile geliştirildi. Müze, yeni teknolojilere olan tutkusu ve sergiler boyunca tasarlanmış birinci elden edindiği deneyimleri sayesinde tek bir hedef kitlesine odaklanmadan her yaştan insana hitap ediyor ve tüm aile bireylerinin sergilere katılmasını sağlıyor. LinkRay teknolojisinin kurulumu, müzenin daha geniş çeşitlilikte bir ziyaretçi kitlesine hitap etmesini sağlamak amacıyla bir süre pilot olarak test edildi. Bu teknoloji müzeye, kurulumunu kolaylıkla yapabilecekleri ve müze ziyaretçilerinin yararına olacak şekilde büyütmeyi sürdürebilecekleri bir fırsat yarattı.

"LinkRay teknolojisi heyecan verici bir seçenekti, çünkü yenilikçi ve düşük maliyetliydi... Bizim için yepyeni bir olasılıklar dünyasının kapılarını araladı"

LinkRay™ teknolojisi, bilet satın almadan gelecek sergilere ait özel tekliflere varan çeşitli aktivitelere erişmenizi sağlayan ücretsiz Petersen Otomotiv Müzesi Uygulaması'na yerleştirildi. Bu, çok sayıda insanın, etkileşim için cep telefonlarını kullanarak statik ekranlarla mümkün olmayan bir sergi veya ortam hakkında aynı anda daha fazla bilgi edinmesine olanak tanıyor.

Petersen Otomotiv Müzesi Pazarlama Yöneticisi Adam Langsbard, "Elinize bir cihaz yerleştirip size daha fazla ilgilenme, daha fazlasını öğrenme, yeni şeyler görme ve biraz da etkileşime geçme imkanı sunabilmek, bizim için tamamen yepyeni bir olasılıklar dünyasının kapılarını aralıyor ve oldukça ilginç bir potansiyel haline geliyor." diyor.