PANASONIC VIDEO EŞLEMESI, “DAVID BOWIE IS” DENEYIMINE YILDIZ TOZU SERPIŞTIRIYOR

Özel Bowie sergisini ziyaret eden 130.000’i aşkın ziyaretçi için sanat ve teknolojiyi harmanlayan interaktif bir yolculuk yaratmak

Panasonic projektörlerinin kalite ve güvenirliği, gösteriye gerçek bir katma değer sağlayan teknolojik unsurlardan belliydi

Marko Boscos, BF Servizi Operasyonlar Direktörü

Client – MAMbo Müzesi
Location – Bologna
Sağlanan Ürünler – PT-RZ570, PT-DZ21K2, PT-JW130 Space Player
Zorluk

Çeşitlilik barındıran bir hedef kitlenin taleplerini karşılamak üzere etkili bir şekilde sahneye konmuş interaktif bir yolculukla büyük bir sanatçıyı anmak.

Çözüm

Üç adet PT-RZ570 lazer projektör, dört adet 20.000 lümenlik PT-DZ21 projektör, iki adet PT-DZ6700 projektör ve bir adet Space Player kullanılarak sürükleyici projeksiyonlar içeren bir multimedya rotası oluşturuldu.


Modern Art Museum Bologna (MAMBo) geçen yıl ‘David Bowie Is’ sergisinin İtalyanca versiyonuna ev sahipliği yaptı; bu sergi, Thin White Duke’ün yaşamını ve kariyerini dünya çapında anmak üzere tasarlanmış başarılı enstalasyon gösterilerinin sonuncusuydu [1].

Müzik, ses ve görüntülerle çevrilmiş, içinden ziyaretçilerin geçtiği interaktif bir rota oluşturmak için mekâna bir dizi Panasonic projektör yerleştirildi. Projektörler bir Sennheiser ses donanımıyla da tam olarak entegre edilince ziyaretçiler Bowie’nin 50 yıllık kişisel ve sanatsal yaşamını hatırlatan bu sürükleyici yolculuğun tadını çıkarabildi. Gösteride kullanılan AV çözümleri, BF Servizi tarafından sağlanan donanımla 3P Technologies tarafından tasarlanıp üretildi.

BF Servizi Operasyonlar Direktörü Marko Boscos şu açıklamayı yapıyor: “Gösteri, tutkulu hayranlardan yeni bir şeyler keşfetme merakıyla gelen ziyaretçilere kadar pek çok kişiyi kapsayan karışık ve çeşitlilik içeren bir hedef kitlenin taleplerini karşılamak üzere tasarlandı. Bu nedenle sergiye ilişkin bakış açımız, en iyi sergi deneyimini geleneksel bir müze tarzıyla birleştirerek büyük bir görsel-işitsel ve multimedya bileşeni içeren bir rota tasarlamaktan oluşuyordu.”

MAMbo dahilindeki 1000 metrekarelik sergi alanı sayesinde şarkıcının kariyerinin çeşitli aşamaları üç ana makro bölüme taşındı. Bu bölümler arasında Bowie’nin ilk yılları, Space Oddity ile yakaladığı başarı ve sanatsal olgunluk dönemi yer alıyor ve ardından canlı konser deneyiminin yaşandığı bir multimedya sahnesine geçiliyor.

“Işıkların, videoların ve tarihsel hatıraların karışımıyla yaratılan bu olağanüstü etki, izleyicinin gerçek anlamda başını döndürüyor.”

“Başlığından da belli olduğu üzere David Bowie Is sergisi müzik, ses ve görüntüler eşliğinde geçip gidilen bir dizi patikadan meydana geliyor. Bu sayede ziyaretçi müzik karşısında kendine has bir duygusal tepki veriyor, pop starın dünyasıyla kişisel bir ilişki kuruyor ve böylelikle David Bowie’nin kim olduğunu anlayabiliyor,” diyor Sergi Direktörü Alberto De Leonardis.

Profesyonel projektörlerle video eşleme

Teknik donanım için dört adet Panasonic PT-DZ21K2 projektör, iki adet PT-DZ6700, üç adet PT-RZ570 ve bir adet Space Player (PT-JW130) kullanıldı; her birinin genel sahne tasarımında özel bir işlevi vardı.

3P Technologies’den Proje Mühendisi Leonardo Castellani, projektörlerin her bir bölümde nasıl kullanıldığını açıkladı. “Rota, genç David Bowie’nin yatak odasının taklit edilmesiyle başladı; bu bölüm, ET-DLE080 lenslerle donatılmış iki adet PT-DZ6700 projektör kullanılarak oluşturulan ilginç video eşleme efektleriyle geliştirildi.

“Lojistik açıdan baktığımızda yaratıcı ve hatırlatıcı etkisi yüksek efektlere ek olarak sanatçının yüzünü birkaç oyuncak bebeğe yansıtmak üzere bir Space Player PT-JW130 kullanıldığından da bahsetmek gerek; bu uygulama, görüntülerin nereden geldiğini anlayamayan ziyaretçilerde merak uyandırıyor. 

[1] Fifty Nine Productions tarafından başlatılan gösteri ilk olarak 2013 yılında Londra’da sahne aldı; ardından Chicago, Sao Paolo, Toronto, Paris, Berlin, Melbourne ve Groningen’de sergilenerek nihayet Bologna’ya geldi.

“David Bowie Is” gösterisi, sanatçının 300’ü aşkın orijinal eşyası ve hatırasıyla zenginleştirilmiş bir deneyim sunuyor: sahne aksesuarları ve ekipmanları, fotoğraflar, albüm kapak resimleri, kişisel eşyaları, şarkılarının el yazmaları ve müzik aletlerinin bazıları. *Fotoğraf: Francesco Gozzi


Cihaz sahne ışığı şeklinde ve boyutunda, bu nedenle baş üstü aydınlatma teçhizatları arasına gizlenebiliyor.”

Kompakt boyutu ve geniş açılı lensleriyle ün salmış 20.000 lümenlik dört adet PT-DZ21K2, ziyaretçilerin küçük bir kapıdan girdiği bir küpün dört duvarına da çeşitli görüntüler yansıtıyor. Burada ziyaretçiler yoğun bir video, görüntü ve ses silsilesine kapılarak canlı deneyimi 20 dakika boyunca tekrar yaşadı. Geniş video projeksiyonlarını, sanatçıya ait sahne kostümlerinin ve orijinal malzemelerin sergilendiği bölümler izliyor. Örneğin, Bowie’nin sahne kostümlerinin giydirildiği mankenleri içeren dolapların oturtulduğu oyuklara sahip bazı duvarlar, belirli projeksiyonların odak noktasını oluşturuyor. Karartılmış alanda bunları örten bir örtünün üstüne bazı filmler yansıtılıyor ve ışıklar yandığı anda sahne kostümleri beliriveriyor. Işıkların, videoların ve tarihsel hatıraların karışımıyla yaratılan bu olağanüstü etki, izleyicinin gerçek anlamda başını döndürüyor”.

“Panasonic projektörlerinin kalite ve güvenirliği, gösteriye gerçek bir katma değer sağlayan teknolojik unsurlardan belliydi.”

“Rotanın son sahnesi, çıkış kapısının üstüne gizlenmiş tek bir Panasonic PT-RZ570 lazer projektör kullanılarak oluşturulmuş ve gerçek fotoğrafların “yapay” görüntüleri izlediği bir yüzeye yansıtılan sıra dışı bir video eşleme gösterisi içeriyor. Animasyonlar boş karelere yansıtılıyor ve bunları gerçek fotoğrafların yer aldığı diğer kareler izliyor. Bu çok güçlü bir etki yarattı çünkü PT-RZ570’nin renk ölçme ve parlaklık kalıntısı bırakmama gibi teknik işlevleri sayesinde ziyaretçilerin görüntülerdeki farkı ayırt edebilmesi imkansızdı,” diye sonlandırıyor sözlerini Castellani.

 “Serginin bütünü, bir sanatçı ve bir erkek olarak David Bowie’nin yaşamından ve anlatımından geçip gitmiş eser ve içerikler, her bir bağlamın tüm nitelikleriyle uyumlu bir biçimde harmanlanabilmesi için güvenilir bir teknik temel gerektiriyordu. Entegre AV sistemlerinin kapsayıcılığı serginin başından sonuna dek hayati ve görülmeye değer bir etki yarattı,” diye ekliyor Sergi Direktörü Alberto De Leonardis.

Sergi boyunca çıkılan bu duygu yüklü interaktif multimedya yolculuğu, ziyarete gerekli vakti ayırıp ayırmamak konusundaki en şüpheli izleyicileri bile ikna edebilmeyi başardı. Marko Boscos bu deneyimi şöyle anlatıyor: “İnsanlar genellikle sergide gerekenden daha uzun süre kaldı, bu da girişte uzun kuyrukların oluşmasına neden oldu. Sergiyi gezmenin bir iki saat alacağını düşünüyorduk ama bazı hayranların bütün günü sergide geçirdiklerine tanıklık ettiğimiz durumlar oldu.

“Böylesine geniş miktardaki içeriği, malzemeyi ve filmi bir araya getirerek onları David Bowie’nin kişiliğine somut bir ifade kazandıracak büyüleyici ve sürükleyici bir yolculuğa dönüştürmek gerçekten zorlu bir görevdi. Panasonic projektörlerinin kalite ve güvenirliği, gösteriye gerçek bir katma değer sağlayan teknolojik unsurlardan belliydi. Örneğin, yansıtılan görüntülerin bozulmaması için geliştirilmiş termal stabilite hayati bir öneme sahipti.”

“Bu projektörlerin kurulduktan sonra yeniden kalibre edilmesi gerekmiyor,” diye de ekliyor Castellani.

*Fotoğraf: Francesco Gozzi

‘David Bowie Is’ sergisinin İtalyanca versiyonu 130.000’i aşkın ziyaretçiyle daha önce görülmemiş bir başarıya ulaştı.