• Kopenhag Üniversitesi'nde AV için yeni hedefler

Kopenhag Üniversitesi'nde AV için yeni hedefler

Panasonic Görsel Sistemler, Kopenhag Üniversitesi'nde bilimsel eğitimi dönüştürüyor

Kopenhag Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi genişliyor. Bu, sadece yepyeni bir binada daha fazla alanla sınırlı değil, AV kurulumlarını da içeriyor.  

Üniversite, bilim insanları ve öğrenciler için en üst düzey eğitim ortamı oluşturmak üzere Danimarka'da şimdiye kadar gerçekleştirilen en büyük AV kurulum projelerinden birine imza attı. Bu projenin merkezinde Panasonic teknolojileri yer alıyor.

Panum Enstitüsü, Kopenhag Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nin bir parçası. A.P'den gelen bağış için teşekkürler. Enstitü, Møller Vakfı'nın bağışları sayesinde, Mærsk Kulesi olarak adlandırılan yeni bir kule bloğuyla genişletildi. Nørrebro'daki tüm binalara 75 metre yukarıdan bakan bu yapı, enstitünün 105.000 metrekarelik alanını yüzde 40 artırarak 145.000 metrekareye çıkardı.

Mimarisi, iç tasarımı ve teçhizatları ile bu benzersiz bina, tıp eğitimi ve bilimsel çalışma için uluslararası bir merkez olma amacını taşıyor. Binada gerçekten de sağlık-hastalık araştırmaları ve eğitimi için dünyanın en gelişmiş bazı tesisleri yer alıyor.

Geleceğin AV sistemi güvence altına alınıyo

Modern, son teknoloji ürünü bir eğitim ortamı oluştururken başlıca endişe AV kapasitesinin istenen düzeyde olup olmayacağı idi. 

Stouenborg'daki AV kurulumunun üstlenicisi ve başkanı Anders Jørgensen, böyle bir projede en önemli önceliğin kullanılan ürünlerin alana uygun olduğundan emin olmak amacıyla dikkatli ve ayrıntılı bir şekilde planlanması ve test edilmesi olduğunu söylüyor.

“Ürünleri test ederken çok katı kriterlerimiz var. Bu yüzden bilgi ekranlarından projektörlere ve projektör ekranlarına kadar tüm ürünlerde en iyi performans sonuçlarını elde etmek amacıyla, farklı markalardan ürünlerle çeşitli kurulumların nasıl çalıştığını görmek için çok sayıda test, maket ve deneme çalışması yapıyoruz. Bir ürünün testte katı kriterlerimizi karşılamadığı durumlarda birçok kez stratejimizi gözden geçirmemiz gerekti.” diyor Anders Jørgensen.

Sonunda bu proje için Panasonic'in seçilmesi, başlıca iki özellik ve tüm çözümün kapsayıcılığı sayesinde gerçekleşmiş:

Anders, “Çözümler hem teknik kaliteye hem de tasarım kalitesine sahip olmalı." diye sözlerine devam ediyor. "Sonunda, özellikle projeksiyon konusunda rakiplerinde olmayan çözümleri sunabilen Panasonic ile çalışmaya karar verdik. Her şeyden önce, Panasonic, sadece 2 metrelik bir mesafeye 5,3 metre genişliğe sahip bir görüntüyü yansıtabilen kısa izdüşümlü lens özelliğini sunan tek projeksiyon markasıydı. Dahası, projektörler NR-30'un altında, son derece düşük gürültü seviyesine sahipti."

“Daha da önemlisi, tek tek üniteleri 'ürünün kendisi' olarak görmek yerine paketin bir parçası olarak düşündüğümüz için Panasonic'in mükemmel görüntü kalitesini yüksek dayanıklılık ile birleştiren farklı çözümlerin en iyi kombinasyonunu sunduğunu gördük. Tüm bu önemli farklılıklar, üniversite için mümkün olan en iyi sonucu elde etmemize yardımcı oldu.”

Doğa dostu LED projektörler

Kopenhag'ın tarihi siluetinin tastamam manzarasını sunan Mærsk Kulesi hiç de küçük bir yapı değil. Özellikle de bu nedenden dolayı, düşük enerji tüketimi ve düşük CO2 emisyonu sağlamak için sürdürülebilir bir teçhizat kurulumu gerçekleştirmek çok önemliydi.

“Panasonic'in LED projektörlerini seçmemizin nedenlerinden biri de, bu ürünlerin önemli ölçülerde enerji tasarrufu sağlamalarıydı. Böylece Panum Enstitüsü'nün sürdürülebilirlik stratejisi ve doğa dostu imajıyla uyumlu olarak ciddi anlamda elektrik tasarrufu yapma ve çevresel etkiyi en aza indirme şansı bulduk” diye ekliyor Anders Jørgensen.

Projenin hedefi, üniversitenin teknik gereksinimlerini karşılayan, kullanıcı dostu ve son teknoloji ürünü bir AV teçhizatı kurulumu gerçekleştirmekti. Anders Jørgensen bu hedefe ulaşıldığını belirtiyor.

"Aylarca süren zorlu çalışmaların sonucunda, hem işlevsellik açısından hem de estetik bakımdan sıra dışı bir dinamik eğitim ortamı oluşturduğumuz için çok memnunum. Umarım bu sayede Danimarka, en yüksek seviyede bilimsel araştırma yapan öncü ülkeler arasında kendine yer bulabilir.”

Fotoğraflar: Laura Starmer, Adam Mørk ve Kasper Stouenborg